7 Temmuz 2017 Cuma

Mutsuzluk

Sanirim bir suredir kronik mutsuzum. Elle tutulur bir sebep yok. Eskiden oldukca neseli keyifli bir adamdim. Gectigimiz yillarda ne degisti tam olarak bilemiyorum. Ulke degistirmenin etkisi olabilir ama tek etken bu olamaz.
İsin pis tarafi farkinda olmasan cokta sorun olmayacak bir durum belki zira hayatin normal gidisati, yas, sartlar vs gibi muhtelif bahanelerle hayattaki bu degisiklik gayet savusturulabilir tabi.
Sorun asil sorunun kendinde/kafanda oldugunu bilmek korkarim. Bunun farkinda olnakta daha cok mutsuzluga itiyor cunku mevcut kafa ile bir caba icine giriyorsun ki dipsiz kuyu. Kafayi algiyi degistirecem mirim, isi gucu birakip batiya yerlesip topraga donecen :)
Is mekandan zamandan bagimsiz kafayi degistirecek kadar güçlü olabilmek.
Yada tum anlattiklarim safsata, rahat batiyor...

23 Mart 2017 Perşembe

Çalışma Sorunsalı

Geçen gün takıldığım birşey işte,

Kurumsaldan gerçekten ne kadar sıkıldığımı, halbuki bu işe vakti zamanında ne kadar heyecanla başladığımı vs düşünüyordum.

Sonra o beylik cümle geçti aklımdan, “eğer insan sevdiği işi yaparsa aslında hiç çalışmız sayılmaz” (tadında birşeydi tam hatırlayamadım). Sonra neyi çok sevdiğimi düşündüm, aklımdan geçenlerden ilki müzik yapmak oldu, dedim kendi kendime keşke babamı dinlemeseydim de o konservatuar sınavlarına girseydim, belki şu an çok mutlu çok keyifli bir iş hayatım olabilirdi.

Zaten yaptığın işin keyfi kazandığın para ile alakalı değil ki, bu arada içimden belki para kazanamazdın ama dedim, sonra da kendi kendime cevapladım. Gerçekten çok keyif alıyorsam paranın ne kadar anlamı var ki? E ama ailem ve iki oğlum var şuan, onlar ne oalcak? E belki o yolu tercih etseydim çoluğum çocuğum olmayacaktı!
Neyse bu arada bir film izlemeye başladım, hangisi olduğunu tam hatırlamıyorum ama birkaç hata birkaç detay yakaladım, Gizem’e anlattım, çok anlayamadı takip edemedi zira benim kadar takıntılı bir sinema takipçisi değil. Film bitti çay filan içtik.

Bu arada arkada hep dönüyor, insan sevdiği işi yapsa çalışmamış mı sayılız gerçekten? Müzik yapsam daha mı mutlu olurdum? Yatağa girdik uyuyacaz saat olmuş gece 11, o sırada dedim ki ben kendi kendime, film seyretmekten de büyük keyif alıyorum, yorum yapmaktan filmler arası göndermeleri yakalamaktan, kostümlerden, senaryolardan, film müziklerinden, o hayal gücünden, acaba sinema ile ilgili birşey yapsam mutlu olur muydum?

Sinema ile ilgili şu saatten sonra ne yapabilirdim? Aaaa dedim blog açarım film yorumları yazarım insanlarla paylaşırım, bak bu da keyifli olabilir, 3-5 kişi beğense ve onlarla fikir-duygu paylaşsam 10 numara olmaz mıydı? Ya peki daha sonra bu keyif zorunluluğa dönerse, zira insan sayısı artarsa bunu bir meslek olarak algılayacak ve daha çok vakit ayırmak zorunda kalacaktım, belki istemediğim ve sevmediğim filmleri de seyretmek zorunda kalacaktım (Western Filmleri gibi, hiç sevmem- haz etmem). E nerede hani bu işin keyfi eğlencesi, bildiğin işkence... Bu bağlamda müzikte o zaman böyle olur muydu zamanla? Her durumda ben sıkılacak mıyım? Nihai sorun bende mi yani?

Hadi canım!


Sensin sorunlu, sensin rahatsız!

7 Aralık 2016 Çarşamba

Bu Blogun olusturulma sebebi?

Selamlar,

Dunyanin 4 bir tarafinda benim gibi insanlar olduguna eminim,

Ne yaparlarsa yapsinlar huzur bulamayan, hep birseyleri kovalayan ve o birseyleri tamamladiklarinda huzur bulacaklarina inanan insanlar.

Hep ayni durum, bunu ilk farkettigimde lisedeydim, universiteyi bir kazansam su icimdeki huzursuzluk gececek rahatlayacagim dedim kendime, universiteyi kazandim, sonuc degismedi.

Buyuk basliklar itibariyle sirasiyla (aradaki ufak tefek huzur bulma umutlarimi saymiyorum),

  • Universiteyi bitirdigimde rahatkayacaktim,
  • Askere gidince rahatlayacaktim (askerde gecirdigim zaman zarfinda huzur bulmaya yaklasmis gibiydim ki bu da isin asli ile ilgili bir ipucu veriyor sanirim)
  • Is bulunca rahatlayacaktim,
  • Rahat yasayip guzel para kazaninca rahatlayacaktim,
  • Ve en son ulke degistirince rahatlayacaktim.
En son dedim ki daha ne yapilabilir butun hayatimi alt ust edip karimla colugumla cocugumla ulke degistiriyorum, butun bu karmasadan kargasadan kopup yeni bir hayat baslatiyorum, ama gel gor ki degisen bir sey yok, gogsumun orta yerinde ki o sikinti oldugu yerde duruyor.

Hatta Turkiye'den ayrilmadan once sevdigimiz bir arkadasimiz bir laf edince icime kurt dusurmustu zaten, "kafa ayni kafa oldugu surece hayatinda bir degisiklik olmayacak", ne yazik ki hakli cikti.

Gizem ile aramalara devam ediyoruz, huzuru bulursak buradan da paylasacagim ama asil amacim bu yasadigim gundelik huzursuzluklari ve cikarimlari paylasmak.

Fena bir giris olmadi hani, kac gundur aklimdaydi sunu bir baslatsam ilk giris yazimi yazsam su huzursuzluk hafifler mi acaba diye, bitise dogru geldigimi ve hala huzursuzlugun oldugu yerde durdugunu varsayarsak, en ufak bir etkisi olmadigini soyleyebilirim simdilik.

Hayirli ugurlu olsun.